 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | briticism | i. ingiliz ingilizcesine has deyim veya söz.... |
| | huggermugger | i., s., f. düzensizlik; karışıklık; eski sır tutma, ağzı sıkı oluş, ketumiyet; s. karışık; gizli; f. gizli tutmak, sır ... |
| | nucleon | (i.) nükleon.... |
| | hung | f., bak. hang; s. asılmış, asılı. hung beef tuzlanmış ve kurutulmuş sığır eti. hung jury kararında oybirliğine varamay... |
| | psychometry | i. psikometri, ruh ölçümü; bir şeye dokunmak veya ona yakın olmakla o şey hakkında bilgi edinme.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | holding | When you use your hands to grab your opponent or his or her stick A minor penalty.... |
| | sincap | squirrel.... |
| | model | Something intended to serve, or that may serve, as a pattern of something to be made; a material representation or embod... |
| | mahalle | parish. quarter. district.... |
| | bireysellik | individualism ferdiyet.... |
|
|
|
 |
|
 |
|