 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | scholastic | s., i. okul veya öğrenciye ait; ortaçağda yüksek felsefe veya din mekteplerine ait; iskolastik; âlimane; kuru, cansız;... |
| | theomachy | (i.) ilahlar arasında veya ilahlara karşı savaş.... |
| | periphery | i. dış sınır çizgisi veya düzeyi; bir cismin dış yüzü; geom. bir şeklin çevresi.... |
| | duckbill | (i). vücudu kunduza benzeyen, ördek gibi gagası olan ve ayakları perdeli Avustralya'ya mahsus bir hayvan,(zool.) Ornith... |
| | sappy | s. özlü; canlı; (argo) ahmak, budala; toy, acemi. sappiness i. canlılık, hayatiyet; özlü oluş, toyluk.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | cam | Computer-Aided Manufacturing.... |
| | mudi | depositor. person who puts money in a bank. bailor. bailsman. bank's client.... |
| | akvam | peoples. nations.... |
| | bale | a large bundle bound for storage or transport. a city in northwestern Switzerland. make into a bale; 'bale hay'.... |
| | kırıklık | brokenness. ache. soreness. fatigue. malaise.... |
|
|
|
 |
|
 |
|