eniyisozluk.com
English - Türkçe
Türkçe - English
ç
ğ
ı
ö
ş
ü
Sonuçlar
English
Türkçe
1-
uncontradicted
s. yalanlanmamış.
Son aradıklarım / My last searchs
Son arananlar / Last searchs
ciyer
Eng > Tr
12:56:41
öte
Eng > Tr
12:55:20
üzl
Eng > Tr
12:54:31
fakat
Eng > Tr
12:51:32
fakat
Tr > Eng
12:51:16
merhaba
Tr > Eng
11:18:12
ENG TUR
Eng > Tr
10:24:44
ü´`
Eng > Tr
18:55:15
screw
Eng > Tr
13:49:49
ıüş
Eng > Tr
23:15:18
En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorum
Tr >> Eng
1
barışmak istiyorum
Eng >> Tr
1
LOVE
Eng >> Tr
1
I LOVE YOU
Eng >> Tr
1
you
Eng >> Tr
1
sen
Tr >> Eng
1
the
Eng >> Tr
1
mantar
Tr >> Eng
1
mankey
Eng >> Tr
1
ball
Eng >> Tr
1
English
Türkçe
unfurl
f. (yelken, bayrak gibi sarılmış olan bir şeyi) açmak....
horseman
i. binici; süvari. horsemanship i. binicilik....
blob
i. su kabarcığı; damla; leke....
classicist
(i). klasik üslup taraftan; klasik sanat veya edebiyat bilgini....
dynast
(i). hükümdar, prens....
chrysanthemum
(i). kasımpatı, krizantem. corn chrysanthemum sarı pat, (bot). Chrysanthemum segetum....
pock
i. çiçek hastalığının kabarcığı....
flamen
(i). Eski Roma'da kâhin....
nephew
i. kardeş oğlu, erkek yeğen. nepho- önek bulut....
decay
çürümek
zeval
bulmak
inkıraz
bulmak
azalmak
eksilmek
sıhhatçe
düşmek
zayıflamak
bozulmak
çürütmek
sıhhatçe
düşme
zayıflama
bozulma
azalma
eksilme
harap
olma
Türkçe
English
geçenek
passageway. corridor....
güvenlik
safety. security....
itilaf
accord. entente. mutual agreement....
leylak
lilac. syringa....
ley
A straight line 'on' the landscape, linking sites of ancient significance, proposed by Alfred Watkins in the 1920s as an...
yusufçuk
dragonfly. turtledove....
ağılama
poisoning....
sone
A unit of loudness....
sudan
Sudan....
katık
something
eaten
with
one's
bread