| English | Türkçe | | prince | i. prens; kral, hükümdar, emir; soylu kimse; bir meslekte başta gelen kimse. Prince Albert redingot. prince consort h... |
| | recurrent | (s.) tekrar vuku bulan; (anat.) dönüp aksi yöne giden. recurrent fever (tıb.) tekrar tekrar gelen nöbet.... |
| | chafer | (i). birkaç çeşit sert kanatlı böcek.... |
| | pennyworth | i. bir peni karşlılığında satın alınabilen şey.... |
| | windmill | i. yeldeğirmeni. fight windmills hayali haksızlıklarla mücadele etmek, donkişotluk yapmak.... |
| | sculpturesque | s. heykel gibi.... |
| | exploit | (f). sömürmek, istismar etmek,istifade etmek; kullanmak, işletmek. exploita'tion (i). kendi çıkarına kullanma, sömürme, ... |
| | bureau | i. büro, yazıhane, acente, daire, şube; çekmece, çekmeceli dolap; ing. yazı masası, yazıhane.... |
| | extramundane | (s). maddesel evrenin dışında olan.... |
| | hatbox | şapka kutusu |
|
|