eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-two-edged s. iki ağızlı, iki yüzü keskin, iki anlamlı, iki tesirli.
2-two-faced s. ikiyüzlü; sahtekar.
3-two-fisted s., A.B.D., k.dili. kuvvetli ve saldırgan.
4-two-fold s., z., i. iki kat, iki misli.
5-two-headed s. çifte başlı.
6-two-legged s. iki ayaklı.
7-two-master i. iki direkli gemi veya şilep.
8-two-phase s., elek. çift fazlı.
9-two-ply s. iki katlı (ip), iki katmerli.
10-two-point s. iki noktası olan, iki noktadan bahseden.
11-two-sided s. iki taraflı, iki yanlı; ikiyüzlü
12-two-spot i., (iskambil) iki; A.B.D., (argo) önemsiz kimse; A.B.D., (argo) iki dolarlık kağıt para.
13-two-step i. bir çeşit dans; bu dansın müziği.
14-two-way s. iki taraflı, iki kollu, iki yollu.
15-twobyfour s., i. 5 x 10 cm büyüklüğünde; i. bu büyüklükte kiriş tahtası.
16-twofer i., A.B.D., (argo) tek fiyatına satılan iki parça eşya.
17-twohanded s. iki elli; iki el ile kullanılır.
18-twopence i., İng. iki penilik İngiliz parası; az miktar; önemsiz şey.
19-twopenny s., İng. iki peni kıymetinde, adi, değersiz.
20-twosome s., i. iki kişi ile yapılan, çift, iki kişilik (dans veya oyun).
21-two s., i. iki, çift. two bits A.B.D. yirmibeş sent. two cent's worth A.B.D., (argo) fikrini anlatma sırası. two-chamber system çift meclis sistemi. two part iki kısımlı. by twos ikişer ikişer. in two iki kısma (kesmek). put two and two together düşünerek bir sonuç çıkarmak. I'll come in a minute or two. Bir iki dakikaya kadar geleceğim.
22-two-bit s., A.B.D., k.dili. beş paralık.
23-two-cycle s. iki zamanlı.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
fiğEng > Tr11:35:09
goodness meEng > Tr11:30:37
goodnessEng > Tr11:30:30
goodneesEng > Tr11:30:14
clipperEng > Tr11:23:33
dry skinEng > Tr11:21:31
depleteEng > Tr11:20:48
acneEng > Tr11:20:28
irriateEng > Tr11:19:37
TURKce englishTr > Eng21:47:58
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
pulp i., f. meyva eti, meyva özü; kâğıt hamuru; su ile karışık maden tozu; f. dövüp lapa veya hamur haline koymak; yumuşak ...

swimming i., s. yüzme; baş dönmesi; s. dönen (baş); yüzen, yüzmeye ait veya uygun; sulu, yaşlı (göz). swimming hole A.B.D. dere...

mute s., i. sessiz, suskun; dilsiz; huk. kendini savunmayan (sanık); i., dilb. sağır ses, okunmayan harf; müz. çalgılarda s...

ellipse i. elips; astr. bir gezegenin dönencesi....

predesignate f. önceden tayin etmek....

bone i. kemik, kılçık; çoğ. iskelet, vücut: kemikten yapılmış bir şey; balina (korse için); k.dili zar. bone ash kemik kulu. ...

conjunctive (s)., (i). bitiştiren, birleştiren; birleşik; (i)., (gram). bağlaç, atıf edatı....

sipper i. yudumlayan kimse veya şey: cam veya plastikten yapılmış eğri kamış....

petulant s. huysuz, ters, titiz, alıngan, sinirli. petulance, -cy i. terslik, huysuzluk. petulantly z. huysuzca, titizlikle,...

charter patent imtiyaz berat gemi kira kontratı charter member bir derneğin ilk üyelerinden biri kurucu charter plane özel olarak kiralanmış ucuz tarifeli uçak

TürkçeEnglish
alevlenmek flame. to take fire. to blaze. to grow violent. to flare up. to flame....

zımpara carborundum. emery. glass cloth. rubber. sandpaper....

zırhlı battle ship. turret ship. steel clad. armoured. mechanized....

ısrarlı insistent. persistent....

pardon To refrain from exacting as a penalty....

elemli sorrowful. sorry....

saygı göstermek to esteem. to respect. to behave respectfully. admire. esteem highly. honour....

ten fanilası undershirt....

yakışıklı comely. good-looking. handsome. personable. shapely. sightly. smart. well-favored. well-favoured. stunner....

ekşimik curd