| English | Türkçe |
| deformity | (i). biçimsizlik, sakatlık, çirkinlik; sakat kimse veya şey.... |
|
| palingenesis | i. yeniden doğma; tenasuh, ruh göçü, ruh sıçraması; biyol. üremede atasal özelliklerin yeniden meydana çıkması.... |
|
| influx | i. içeriye akma, akın; nehir ağzı.... |
|
| celebrant | (i). törene katılan kimse; ayini idare eden papaz.... |
|
| zemstvo | i. eski Rusya'da vilayet meclisi.... |
|
| inspect | f. teftiş etmek, muayene etmek, yoklamak, bakmak. inspection i. muayene, yoklama, teftiş.... |
|
| den | (i). in, mağara; sığınak; küçük oda; çalışma odası. den of thieves haydut yatağı. den of vice batakhane Iion's den aslan... |
|
| affectation | (i). yapmacık, taklit; naz.... |
|
| inseparable | s. ayrılmaz; bağlı; gram. ayrılmaz surette kullanılan (önekler). inseparables i. ayrılamayan şeyler, çok yakın dostlar.... |
|
| curler | büken bigudi curling oyuncusu |
|