| English | Türkçe |
| splinterproof | s. patlayan mermi parçalarının geçmesini engelleyen; çatlamaz, dağılmaz.... |
|
| gruyerecheese | gravyer peyniri.... |
|
| mahogany | i. mahun, maun, bot. Swietenia mahogani; maun rengi, kırmızıya çalan kahverengi.... |
|
| labrador | (i.) Labrador yarımadası. Labrador current Labrador akıntısı. labradorite (i.), Labrador spar en iyisi Labrador'da bulu... |
|
| taffeta | i. tafta... |
|
| schizothymia | i., psik. insanı normalin dışma çıkarmayan hafif bir şizofreni sekli. schizothymic s. bu durumla ilgili... |
|
| smokedry | f. tütsü ile kurutmak.... |
|
| enucleate | f. nüvesini çıkarmak; içini kesmeden çıkarmak (ur); aydınlatmak, izah etmek. enuclea'tion i. nüvesini alma; izah, ayd... |
|
| dysentery | (i)., (tıb.) dizanteri, kanlı basur, kanlı ve sancılı ishal dysenter'ic (s).dizanteriye ait.... |
|
| belgrade | Belgrad Yugoslavya'nın başkenti |
|