| English | Türkçe | | ens | (çoğ. -entia) i., fels. soyut varlık kavramı, var olma.... |
| | cotton | (i)., (s). pamuk, pamuklu bez; pamuğa benzer herhangi bir tüylü madde; (s). pamuklu. cotton batting tabaka halinde p... |
| | microwave | i. çok kısa dalga, bin ile otuz bin megahertz arasında titreşimi olan elektromanyetik dalga.... |
| | sigh | f., i. iç çekmek, ah etmek; uğuldamak; for ile hasret çekmek; ah çeker gibi ses çıkarmak; i. iç çekme, ah etme.... |
| | slurp | f., (argo) höpürdetmek.... |
| | despicable | (s). adi, alçak, değersiz, küçümsenen. despicably (z). alçakça.... |
| | chance | (i)., (s). talih, şans; kader; ihtimal; fırsat; risk; riziko; (s). şans eseri olan. by chance tesadüfen, kazara. on the... |
| | seeming | s., i. görünüşte; i. dış görünüş, aldatıcı görünüş. seemingly z. görünüşte, zahiren, guya.... |
| | initiative | s., i. sebep olan, başlatan, teşvik edici; i. başlama yetkisi; başlama kabiliyeti veya hevesi, kişisel teşebbüs, öncelik... |
| | trump | koz dili iyi adam: koz oynamak: koz oynayarak almak trump card koz trump up uydurmak icat etmek play one trump card kozunu oynamak |
|
|