 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | fence | (f). çit veya parmaklıkla etrafını çevirmek: eskrim yapmak: çalınmış mal almak veya satmak; kaçamaklı konuşmak. fencer ... |
| | millionaire | i. milyoner, milyon sahibi.... |
| | meticulous | s. çok titiz, çok dik katli, kılı kırk yaran. meticulos'ity, meticulousness i. titizlik, kılı kırk yarma. meticulously ... |
| | dart | (i)., (f). küçük ok; kargı, cirit; ani ve hızlı hareket; böceğin iğnesi; (terz) pens; fırlatma; (f). atmak, fırlatmak, ... |
| | overshotwheel | suyu üstten alan dolap.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | başından atmak | discard. dispose. ditch.... |
| | huzur | calm. ease. peace. presence. repose. rest. wellbeing. attendance. quiet. comfort. peace of mind.... |
| | suflör | prompter.... |
| | nüksetmek | to relapse. to recur. recrudesce. replapse.... |
| | yapayalnız | all alone. all by himself.... |
|
|
|
 |
|
 |
|