 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | precise | s. tam, tamam, kati, kesin, sahih, çok dikkatli, dakik; kural dışına çıkmayan; kusursuz; kesinlik ve açıklıkla ifade e... |
| | slop | i., f. (slopped, -ping) sulu çamur, yarı erimiş kar; yere dökülmüş sulu madde; sulu hayvan yemi; çoğ. adi veya fena ci... |
| | combustible | (s)., (i). yanabilir, tutuşabilir; parlamaya hazır; (i). kolay tutuşan şey.... |
| | faitaccompli | (Fr.) emrivaki, olup bitti, oldu bittiye getirme.... |
| | spectrograph | i., fiz. spektrograf; spektrografla alınan fotoğraf.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|