 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | loom | f., i. uzakta hayal gibi gözükmek; aslından daha kocaman ve korkunç gözükmek; büyük önem kazanmak; i. uzakta hayal gib... |
| | ahem | ünlem Hım.... |
| | lucubrate | f. gece geç saatlere kadar çalışmak, kafa yorarak çalışmak; emekle eser meydana getirmek. lucubra'tion i. emekle meyd... |
| | jury | s., den. eğreti. jury mast den. yedek direk, geçici direk, eğreti direk. juryrigged s., den. eğreti direği olan (gemi).... |
| | bagasse | (i). suyu çıkarılmış şeker kamışı (kağıt v.b.imalinde kullanılır); üzüm veya pancar posası.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sebepsiz | without any reason. innocent of reason. causeless. groundless. gratuitous. unprovoked. wanton. gratis.... |
| | rezillik | infamy. infamousness. disgrace. baseness. ignominy. outrageousness.... |
| | süsleme | decoration. garnish. trimming.... |
| | yağmurluk | anorak. macintosh. mackintosh. raincoat. rainproof. slicker. trench coat. waterproof.... |
| | doğrultu | direction.... |
|
|
|
 |
|
 |
|