 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sheen | (i.), (s.), (f.) pırıltı, parlaklık, revnak; parlak giysi; (s.) parlayan; (f.) parlamak. sheen'y (s.) parlak.... |
| | thing | i. şey, nesne; mevcudiyet; cansız şey veya madde; mahluk; çoğ. pılı pırtı, eşya; çoğ. giyecekler. do one's thing (argo)... |
| | school | i., f. okul, mektep: öğrenim devresi; güz. san. bir ustadın öncüsü olduğu tarz veya üslup, ekol; herhangi bir şeyin öğ... |
| | brown | i., s., f. kahve rengi; s. kahverengi, kahve renkli, esmer derili; güneşten yanmış; Malezya ırkına mensup; f. karartmak,... |
| | mig | i., A.B.D., leh. bilye, zıpzıp, misket.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | liken | lichen.... |
| | porto | port city in northwest Portugal; noted for port wine.... |
| | polka | This dance was introduced to society in 1844 Every now and then it is revived because of its boisterous charm It was sup... |
| | tin | Money.... |
| | kulampara | pederast. paederast. bugger.... |
|
|
|
 |
|
 |
|