| English | Türkçe | | shrewish | (s). ters huylu, aksi, her zaman kusur bulan. shrewishly (z). terslikle, aksilik ederek. shrewishness (i). terslik, ak... |
| | health | (i.) sağlık, sıhhat, beden sağlığı, afiyet; bir kimsenin sıhhat ve saadetine kadeh kaldırma veya tokuşturma . To your ... |
| | hock | (i)., (f). at gibi hayvanların içdizi; (f). topal etmek (at).... |
| | bray | f. ezmek, ezerek ufalamak, dövmek.... |
| | dark | (s). karanlık, koyu, esmer; müphem, muğlak, çapraşık, kapanık; cehalet içinde olan; gizli, esrarlı; az sütlü (kahve). d... |
| | shim | (i.), (f.) (med, ming) boş yerleri doldurmak için konulan parça, dolgu, takoz, kıskı; (f.) parça koyarak doldurmak vey... |
| | hundred | i., s. yüz sayısı, yüz rakamı (100, C); s. yüz. hundredweight i. 112 librelik ingiliz ağırlık ölçü birimi; 100 librelik... |
| | lumen | i. (çoğ. mina) lümen, ışık ölçü birimi; anat. tüp şeklindeki organın içindeki boşluk.... |
| | intermarry | (f.) değisik milletten birisi ile evlenmek; aileler arasında kız alıp vermek .... |
| | sundog | yalancı güneş güneşin hayali |
|
|