| English | Türkçe | | turdiform | s. ardıçkuşu şeklinde.... |
| | checker, chequer | (i)., (f). dama; kare, ekose deseni; kasiyer; müfettiş, kontrolcu; (f). damalı yapmak, ekose deseni ile kaplamak; deği... |
| | sharpie | (i.) şarpi, sivri burunlu dibi düz yelkenli.... |
| | technique | i. teknik, yordam.... |
| | thesis | i. (çoğ. theses) sav, dava, kaziye, iddia, önerme; tez, inceleme, araştırma; man tez, sav; müz., (şiir) mısraın vurgulu... |
| | tortile | s. bükülmüş, çöreklenmiş.... |
| | dale | (i). geniş vadi. up hill and down dale dere tepe.... |
| | p.p. | kıs. past participle postpaid.... |
| | sniggle | f., İng. yılan balığı yuvasına olta atarak avlamak; tuzak kurmak, tuzağa düşürmek.... |
| | customhouse | gümrük |
|
|