eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-than bağlaç dan, e göre (karşılaştırmada kullanılır); hariç, başka. easier said than done söylemesi yapmaktan daha kolay. He could hardly have behaved otherwise than he did. Başka türlü davranamazdı. more than one birden çok. no other than you senden başka hiç kimse. We had no sooner left the house than the phone began ringing. Evden çıkar çıkmaz telefon çalmaya başladı.
2-thanage (i.), (İng.) (tar.) baron veya asılzadenin bölgesi, baronluk.
3-thanato onek öIüm. thanatophobia öIüm fobisi.
4-thanatopsis (i.) öIüm üzerine düşünceler.
5-thane (i.), (İng.) (tar.) krala refakat veya hizmet eden asılzade; İskoçya'da baron unvanı ile kral hizmetine giren kabile reisi.
6-thank (f.) teşekkür etmek; mesul tutmak. Thank goodness, Thank God Allaha şükür. Çok şükür. Hamdolsun. Thank you. Teşekkür ederim. He has only his forgetfulness to thank for the loss. Kaybının sebebi kendi unutkanlığı. I'll thank you to mind your own business. Kendi işinle ilgilen.
7-thankful (s.) müteşekkir, minnettar, memnun. thankfully (s.) minnetle, şükranla. thankfulness (i.) minnet, şükran.
8-thankless (s.) şükran bilmez, iyilikten anlamaz, nankör; şükrana değmez; kıymeti bilinmemiş; boşuna, neticesiz, faydasız. thanklessly (z.) minnettarlık göstermeyerek, nankörce. thanklessness (i.) nankörlük.
9-thanks (i.), (çoğ.) teşekkür, teşekkürler. thanks to sayesinde. heartfelt thanks içten teşekkürler. That's no thanks to me. Bir şey yapmadım.
10-thanksgiving (i.) teşekkür, minnet; şükran duası, şükür; alenen Allaha şükretme; (bh) Amerika'da şükran günü, hindi bayramı.
11-thankworthy (s.) teşekküre lâyık.
12-thankyoumaam (i.) yol üzerinde tümsek.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
singe f. (singeing) i. azıcık yakmak, ütülemek, alazlamak, hafifçe yakmak; i. hafif yanık....

forester (i). ormancı; siyah bir cins pervane, (zool). Ageristus; bir çeşit büyük kanguru, (zool). Macropus giganteus....

volkslied i. (çoğ. -lieder) Al. halk türküsü....

fungus i, bot mantar veya man tar türünden bitki; trb yara etrafında veya deri üzerinde peyda olan mantar veya sün gere benz...

bul rush i. saz otu su hezaranı, hasır sazı bot. scirpus cernuus; koğalık, bot. Scirpus lacustris. small bulrush su kamışı, bot. ...

hecatomb (i). eski zamanlarda yüz öküzden ibaret kurban; büyük çapta kan dökümü, katliam....

exchequer (i.), (lng.) maliye; kraliyet veya devlet hazinesi; servet, para; (k.dili) bir kimsenin kişisel gelirinin tümü. Chancell...

waiver i., huk. hakkından vaz geçme, feragat....

about edat -(e) dair, hakkında; çevresine, etrafında; yakında, civarında, havalisinde; ötesinde berisinde, her yerinde; ...

prosthesis tıb sakat bir yere suni uzuv ilavesi protez prosthetic protez kabilinden

TürkçeEnglish
Allah Muslim name for the one and only God....

mutlak absolute. unconditional. unlimited. unrestricted. by all means. without fail. surely. certain. infinite. peremptory. ple...

bozguncu defeatist. defeatist....

tıngırdatmak to make clang / rattle. clink....

tuğla brick. clay tile. made of bricks. paving tile....

kurtarılma salvation....

mektup zarfı envelope....

ziraat agrarian. agricultural. cultural. agriculture. cultivation....

yaratıcı creative. creator. generating. imaginative. inventive. productive....

telefon santralı telephone exchange telephone exchange switchboard switch board chief operator subscriber's main station telephone switchboard