| English | Türkçe | | hunter | i. avcı; arayıcı; av atı veya köpeği.... |
| | unitive | s. birleştlrici.... |
| | field | (i)., (f). çayır, kır, otlak, mera; tarla; saha, meydan, alan; savaş meydanı; oyun sahası; bir yarışmaya katılanlar; f... |
| | crumpet | (i). ekmek kadayıfına benzer kızarmış bir hamur tatlısı.... |
| | form | (f). biçimlendirmek, şekil vermek; teşkil etmek, yapmak; düzenlemek, tertip etmek; edinmek, geliştirmek; kurmak; şekil ... |
| | opossum | i. keselisıçangillerden Amerika'ya mahsus memeli bir hayvan, opossum, zool. Didelphis.... |
| | embroil | f. karışıklık içine girmek; karmakarışık etmek, bozmak, karıştırmak; bozuşturmak, aralarını açmak. embroilment i. bozu... |
| | insult | i. hakaret, onur kırma, aşağısama, hor görme, kötü davranış; tıb. yara.... |
| | magi | i. çoğ. doğuda gördükleri yıldız aracılığıyle yeni doğmuş olan Hazreti isa'yı ziyarete gelen üç müneccim (Matta 2: 112... |
| | iberia | İberya İberik yarımadası eski Gürcistan Iberian iberik yarımadasında yaşamış olan eski bir Avrupa kavmine ait İberya'ya veya orada bulunan kavme ait İberyalı İberya dili |
|
|