| English | Türkçe | | savory | i. kekiğe benzer bir çeşit baharat.... |
| | collinear | (s). aynı doğru çizgi üstünde olan.... |
| | smuggle | f. kaçakçılık yapmak, gümrükten kaçırmak. smuggler i. gümrük kaçakçısı. smuggling i. gümrük kaçakçılığı.... |
| | voir dire | Fr., huk. şahidin kendi yetkisi dahilinde gerçeği söyleyeceğine dair ettiği yemin.... |
| | intelligible | (s.) anlaşılır, idrak edilebilen. intelligibly (z.) anlaşılır surette. intelligibil'ity (i.) anlaşılabilme.... |
| | entry | i. giriş, girilecek yer, antre, methal; girme, giriş; kayıt; huk. tasarruf, tesellüm, sahip olarak mülke girme; gemini... |
| | mafia | i. Sicilya çıkışlı gangster örgütü; k.h. Sicilya'da kanun düşmanlığı veya düşmanları... |
| | conjunctive | (s)., (i). bitiştiren, birleştiren; birleşik; (i)., (gram). bağlaç, atıf edatı.... |
| | cello | (i). viyolonsel.... |
| | cyma | mim tepe silmesi pervaz |
|
|