| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | megalith | i. tarihöncesi zamanlardan kalma büyük taş anıt, megalit. megalithic s. eski zaman büyük taş anıtına ait. megalo (önek) ... |
| | formication | (i)., (tıb). karıncalanma.... |
| | elliptical | s. beyzi, oval, eliptik; kısa, kısaltılmış, bazı kelimeleri çıkarılmıs (yazı, konusma). elliptically z. beyzi olarak, ... |
| | knight | (i.), (f.) silâhşör, şövalye, sir unvanını kazanan kimse; asılzade; satranç oyununda at; kendini bir şeye adayan kimse; ... |
| | quoit | i., f. oyunda atılan yassı demir halka; ,coğ. halka oyunu; f. yassı demir halka atar gibi atmak.... |
| | perfunctory | s. düşünülmeden ve mekanik olarak yapılan: dikkatsiz, baştan savma; sıkıcı, formalite icabı. perfunctorily z. formalite... |
| | concourse | (i). toplantı, bir araya gelme; kalabalık, izdiham; bir park içinden geçen araba veya gezinti yolu; istasyon binasındaki... |
| | inasmuchas | madem ki, çünkü, i. göz önünde bulundurarak.... |
| | pier | i. iskele, rıhtım; kemer veya köprü payandası; iki pencere veya kapı arasında bulunan duvar.... |
| | ripple | keten tarağı keten tohumunu ayırmaya mahsus tarak keten tohumunu ayırmak |
|
|
| Türkçe | English | | soyadı | surname. family name. cognomen. last name.... |
| | tarama | hatch. combing. hatching. cross-hatching. hachure. a spread made with fish return. carding. rabbing. dredging. raking. s... |
| | terminal | A monitor and keyboard attached to a computer, used for data entry and display Unlike a personal computer, a terminal do... |
| | Habeşistan | abyssinia.... |
| | test | A reaction employed to recognize or distinguish any particular substance or constituent of a compound, as the production... |
| | çalışmak | attempt. catch. endeavour. function. go. labour. operate. ply. practise. serve. start. strive. study. try. work.... |
| | günlerce | for days.... |
| | değersizlik | paltriness.... |
| | yasaklayıcı | prohibitive.... |
| | ısıtmak | heat toast warm to heat to warm to warm up |
|
|
|