 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | decline | (i). meyil, iniş; gerileme; batma, zeval, inhitat, inkıraz, sapma, inhiraf; (tıb). hastalık ârazının zeval bulma devres... |
| | loan | i., f. ödünç verme; ödünç alma, borçlanma; ödünç verilen şey; f. bilhassa faiz karşılığında ödünç para vermek; ödünç ... |
| | trench | f., i. içine veya etrafına hendek veya siper kazmak; kirizma yapmak; siper kazmak; tecavüz etmek; i. çukur, hendek; s... |
| | saturnine | s. sıkıcı, kasvetli; asık yüzlü, abus çehreli: eski, kim. kurşuna ait; tıb. kurşundan oluşan.... |
| | calf | (i). (çoğ calves) dana, buzağı; fil, fok veya balina gibi hayvanlann yavrusu; dana derisi, vidala; (k).dili budala genç ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sayı | number. digit. count. figure. point. tale.... |
| | yan etki | repercussion.... |
| | böbrek | kidney.... |
| | depozito | deposit. security. down payment. caution money.... |
| | salsa | A popular form of Latin-American dance music, characterized by Afro-Caribbean rhythms, Cuban big-band dance melodies and... |
|
|
|
 |
|
 |
|