 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | stretcher | i. geren şey veya kimse; duvar boyunca enine konulan taş veya tuğla; hatıl; iki çatı direğini bağlayan direk; hasta veya... |
| | bedrock | (i). yüzeydeki tabakalar altındaki asıl kaya; en alt seviye; temel ilkeler.... |
| | pledge | i. söz, yemin, ant; rehin; taahhüt; şerefine içme; gizli bir örgüte girmeye yeminli kimse. hold in pledge rehin olarak ... |
| | biauriculate | s. iki kulaklı veya kulağa benzer iki uzvu olan.... |
| | intwist | (bak.) entwist.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | su terazisi | water gauge. spirit level.... |
| | karşılama töreni | welcoming ceremony.... |
| | ihmalkarlık | neglectfulness.... |
| | miskin | slothful. indolent. lazy. bone-lazy. poor. helpless. wretched.... |
| | başlıca | chiefly. mainly. principally. grand. largely. leading. for the most part. pre eminently. primal. primarily. principal. r... |
|
|
|
 |
|
 |
|