 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | timely | s., z. yerinde olan, uygun; vakitli; z. erken; vaktinde, münasip vakitte. timeliness i. vakitlilik.... |
| | puncheon | i. çatı direği; zımba; mermer kesmeciliğinde kullanılan alet.... |
| | thaw | (f.), (i.) erimek, buzları çözülmek: erime derecesine gelmek (hava); Isınmak, samimileşmek; eritmek; (i.) erime, çözülm... |
| | moderate | s., i. ılımlı, mutedil; orta, ikisi ortası; i. ılımlı kimse. moderately z. mutedil olarak, ılımlı olarak; az çok. mode... |
| | shaft | (i.), (f.) (ok, mızrak) ince sap; ok gibi şey; (mak.) mil, şaft; sütun gövdesi; dikili taş; maden kuyusu; aydınlık, ha... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | lime | To treat with lime, or oxide or hydrate of calcium; to manure with lime; as, to lime hides for removing the hair; to lim... |
| | elek | sieve. screen.... |
| | analog | Information presented in the form of a continuously varying signal See Digital.... |
| | misafir | guest. company. visitor. caller. lodger. sojourner.... |
| | helikopter | chopper.... |
|
|
|
 |
|
 |
|