 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | liquidity | i. sıvılık, akışkanlık; akıcılık.... |
| | exeunt | (Lat.), tiyatro sahneden çıkarlar. exeunt omnes hepsi sahneden çıkarlar.... |
| | digital | (s). parmağa ait, parmak gibi; on esaslı numara sistemine ait. digital computer çift rakamla kullanılan sayıcı hesap m... |
| | honorary | s. fahri, ücretsiz; şerefe ait. honorary degree şeref payesi. honorary office fahri görev.... |
| | lap | (f.) (ped, ping) (i.) katlamak, sarmak, dolamak; örtmek; bir şeyi tamamen veya kısmen başka bir şeyin üzerine koymak; ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | mapa | eye bolt.... |
| | güneybatı | southwest.... |
| | ışık | light. gleam. lamp. luminary. photo-. beam.... |
| | ilahiyat | theology.... |
| | tatsız | arid. bleak. disagreeable. distasteful. dusty. grisly. hard. hateful. hellish. insipid. prosaic. tame. tasteless. ugly. ... |
|
|
|
 |
|
 |
|