 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sort | i. çeşit, tür, nevi; usul, yol, tarz; soy, tabiat. sort of k.dili. oldukça. after a sort bir dereceye kadar. in some s... |
| | thyroid | i., s. tiroid, kalkanbezi; s. kalkansı; anat. kalkansı, tiroid. thyroid cartilage kalkansı kıkırdak. thyroid gland ti... |
| | minimal | s. en az, en aşağı, asgari minimal art biçim ve renk gibi unsurları en basit veya temel öğelerine indirgeyen bir sana... |
| | auricle | (i)., (anat). sayvan, kulak kepçesi; kulakçık; (bot)., (zool). kulağa benzeyen şey, kulacık, kulakçık. auricled (s).... |
| | bicycle | i., f. bisiklet; f. bisiklete binmek, bisikletle dolaşmak. bicyclist i. bisikletle gezen kimse.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | lapilli | Volcanic ashes, consisting of small, angular, stony fragments or particles.... |
| | ordugah | encampement.... |
| | bilişim | informatics.... |
| | kamu sağlığı | public health.... |
| | sade | plain. simple. unaffected. unpretentious. artless. bare. chaste. elegant. elementary. frugal. homely. rustic. single. sp... |
|
|
|
 |
|
 |
|