 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | hullo | bak. halloo.... |
| | feather | (f). tüy takmak, kuş tüyü ile kaplamak, (den). pala çevirmek (kürek); tüylenmek, tüyleri bitmek. feather a propeller p... |
| | rampant | s. sınır tanımayan, başıboş; yaygın; şahlanmış, şaha kalkmış.... |
| | dip | (f). (ped veya dipt, ping) batırmak, daldırmak, banmak; ıslatmak; kepçe gibi bir şeyle çıkarmak; bayrak gibi bir şeyi ... |
| | learn | (f.) (ed veya learnt) öğrenmek; işitmek; haber almak. learn by heart ezberden öğrenmek, ezberlemek. learn by rote tekr... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | final | Conclusive; decisive; as, a final judgment; the battle of Waterloo brought the contest to a final issue.... |
| | şıkırdamak | to clink. to rattle. to jingle.... |
| | yavaşlatmak | retard. slow. to slow down. to retard.... |
| | gar | The gar pike.... |
| | Yugoslavya | yugoslavia. jugoslavia.... |
|
|
|
 |
|
 |
|