| English | Türkçe | | allusion | (i). ima, kinaye, imleme, bahis, zikir.... |
| | stockstill | s. kımıltısız, tamamıyle hareketsiz.... |
| | charm | (f). cezbetmek, büyülemek, meftun etmek; sihirli bir güçle korumak; büyüleyici olmak, çekici olmak, teshir etmek. charm... |
| | sparry | s., min. ispatik, ispatlı.... |
| | notice | (i.), (f.) ilan, ihbarname, haber, bilgi; ihtar, uyarma, ikaz; dikkat, önemseme; riayet; eleştiri (kitap); saygı; (f.)... |
| | capitalization | (i). sermaye miktarı; faiz vb. gelirleri sermayeye katma, kapitalizasyon; majüskül harf kullanma tarzı.... |
| | ventro- | (önek) karın.... |
| | juvenile | s., i. genç; olgunlaşmamış; gençliğe özgü, gençliğe yaraşır; i. genç kimse, çocuk; genç rolündeki oyuncu. juvenile cour... |
| | recompense | (f.), (i.) karşılığını vermek, mükafatlandırmak; acısını unutturmak, cezasını vermek, Iâyığını vermek; (i.) karşılık, ... |
| | acarid | kene sakırga |
|
|