| English | Türkçe |
| storied | s. hikâye edilmiş, tarihte mühim yeri olan, destan konusu olmuş; tarihi tablolarla süslenmiş.... |
|
| whipping | i. kamçılama, kırbaçla dövme; dayak; ipin etrafına sarılan sicim. whipping boy başkalarının suçlan üzerine yukletilen... |
|
| scripture | i. Kitabı Mukaddes; k.h. kutsal yazı; eskiyazı, yazılmış şey, kıs. Script.... |
|
| predestination | i. takdir, kader, kaza, nasip, kısmet; takdiri ilâhi.... |
|
| beebread | (i). anların yavrulan için hazlrladıkları, çiçeklerin sarı tozu ve proteininden meydana gelen bir gıda karışımı.... |
|
| nursemaid | (i.) dadı.... |
|
| cost | (f). (cost) mal olmak; pahası olmak, kıymette olmak; (maliyet masrafını) hesap etmek. It cost him dearly. ona pahalıya ... |
|
| indorse | bak. endorse.... |
|
| backache | (i). sırt ağrısı; (tıb). bel romatizması Iumbaqo.... |
|
| windlass | bocurgat ırgat ırgatla çekmek |
|