eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-spring f. (sprang veya sprung; sprung) yay gibi fırlamak; ileri atılmak, sıçramak; eğilmek, bükülmek, çarpılmak; çıkmak, sürmek; gelmek; neşet etmek, hâsıl olmak, zuhur etmek; sürpriz yapmak, birden yapmak; (şiir) şafak sökmek, başlamak (gün); yükselmek; mim. kemer halinde çıkmak; yayı boşalmak; fırlatmak, zembereğine dokunup salıvermek; birdenbire meydana çıkarmak; zorlayıp sakatlamak, çatlatmak; patlatmak; büküp yerine yerleştirmek; üstünden atlamak; (argo) kefaletle veya kaçırarak hapisten çıkarmak; (av kuşunu) ürkütüp kaçırmak. spring a leak su sızdırmaya başlamak; su etmeye başlamak (gemi). spring at üzerine saldırmak, sıçramak. spring back geriye tepmek veya sıçramak. spring forth sürüp meydana çıkmak; ileriye atılmak. spring in içeri atılmak. spring out dışarı fırlamak. spring upon üstüne atılmak.
2-springtide, springtime i. ilkbahar, bahar mevsimi.
3-spring i. yay, zemberek; yaylanma; atlama, fırlama veya sıçrama gücü veya yeteneği; geri tepme; atılış fırlayış, sıçrayış, hamle; ilkbahar bahar; başlangıç; kaynak, menşe; memba, kaynak pınar; den. seren veya kerestenin çatlağı veya eğrilmesi. spring balance yaylı terazi veya kantar. spring chicken piliç; k.dili. taze, (slang) piliç. spring fever ilkbahar yorgunluğu. spring mattress yaylı yatak. springtide ayda iki defa meydana gelen yüksek met; duygu veya etkinin en kuvvetli olduğu zaman. spring water memba suyu. springlike s. bahar gibi; yay gibi.
4-springbok , -buck i. Güney Afrika'da bulunan bir cins ceylan zool. Antidorcas marsupialis.
5-springe i. ilmekli tuzak, kuş kapancası.
6-springer i. sıçrayan şey veya kimse; mim. kemer kıvrıntısının başladığı yer ve burada bulunan taş; bir çeşit av köpeği; bir çeşit geyik; piliç.
7-springhead i. pınar başı, memba, kaynak.
8-springboard i. tramplen; başlangıç noktası.
9-springhouse i. pınar üzerine yapılan ve buzdolabı niyetine kullanılan ufak bina.
10-springy s. yaylı, yay gibi; pınarları çok. springiness i. yaylılık; pınar çokluğu.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
sarsaparilla i. ilâç saparnası; saparna: bu bitkinin ilaç veya baharat yapımında kullanılan koku. wild sarsaparilla yaban saparnası...

i.f. kls. intermediate frequency ara frekansı....

m m . kıs. Messireurs....

amomum (i)., (bot). kakule....

coloration (i). bir bitki veya hayvanda görülen renk düzenlemesi; renklendirme....

epistaxis (i.), (tıb.) burun kanaması...

mastodon i. yalnız fosili bulunan mamuta benzer fil....

madam , madame (çoğ mesdames) i. bayan (evli), sayın bayan (mektup başında), madam....

indri i. Madagaskar'a mahsus maymuna benzer siyah ve beyaz tüylü bir hayvan....

caesarean, caesarian bak Cesarean

TürkçeEnglish
fiber An optical fiber transmits information using light waves, rather than electrons as in copper wires An optical fiber cons...

irkiltmek startle....

peçete napkin. table napkin. serviette....

set For sets of feature structures, organized in the same way as sequences For sets containing elements none of which print ...

şüphelendirmek to cause sb to suspect. to arouse sb's suspicious....

hart A stag; the male of the red deer....

şimdilik for the present. for the time being. for now....

nihayetsiz unbounded. unfailing....

kabir grave. tomb....

nominal nominal dimension is the industry term used to approximate door size