 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | edification | (i) zihni ve ahlâki yönden geliştirme, yetiştirme, takviye etme; bilgi verme; ıslah ve terbiye.... |
| | claim | (f). hak talep etmek, istemek; iddia etmek; sahip çıkmak. claimable (s). hak talep edilebilir. claimant (i). hak tale... |
| | propinquity | i. yakınlık, hısımlık, akrabalık.... |
| | humble | s., f. alçak gönüllü, mütevazı; hakir, aciz; saygılı, hürmetkar; f. kibrini kırmak, colloq. burnunu sürtmek, karşısında ... |
| | fulfill | , ing fil (f). nail olmak, yerine getirmek, icra etmek; yapmak; görmek, ifa etmek; bitirmek, itmam etmek, tamamlamak. ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | gerçekleme | verification.... |
| | burulmak | to be twisted.... |
| | harbi | ramrod. straight. trustworthy. honest. outspoken. true. genuine. real.... |
| | elektroskop | electroscope.... |
| | gale | The payment of a rent or annuity. a strong wind moving 45-90 knots; force 7 to 10 on Beaufort scale.... |
|
|
|
 |
|
 |
|