| English | Türkçe | | flighty | (s). ne dediğini bilmez; hafifmeşrep; kararsız, dönek, maymun iştahlı; budala, kaçık. flightily (z). ne dediğini bilmede... |
| | dissect | (f). parçalara ayırmak, teşrih etmek, tahlil etmek; inceden inceye tetkik etmek. dissecting (i). teşrih, tahlil. disse... |
| | paresis | i., tıb. hafif felç, parezi; frenginin sebep olduğu felç ve akıl hastalığı.... |
| | smash | f., i. ezmek, parça parça etmek; kırıp parçalamak; mahvetmek; teniste yukarıdan topu şiddetle vurmak, smaş yapmak; par... |
| | posture | i., f. duruş, poz, vaziyet; hal, işlerin gidişi; zihni vaziyet, tefekkür hali; f. suni vaziyet vermek veya almak.... |
| | exaltation | (i.) heyecan, aşkagelme, vecit; yükseklik, yücelik, ululuk; yükseğe çıkarma veya çıkarılma.... |
| | basilisk | (i)., (mit). şahmaran, nefes veya bakışında öIdürme gücü olduğuna inanılan ejderha; kertenkele gibi sürüngen; bir cins t... |
| | spiritual | s., i. ruhsal, ruhanı, manevi, tinsel, bâtıni; Allah tarafından ilham edilmiş; kutsi, ruhani, kiliseye veya kutsal ş... |
| | prank | f. çok süslemek, donatmak; gösteriş yapmak, caka satmak.... |
| | rut | geyik ve benzeri hayvanın kızışması kösnüme kızışıp çiftleşmek ruttish kızışmaya meyilli ruttishness kızgınlık |
|
|