eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-specula bak. speculum.
2-specular s. ayna gibi, aynaya ait; tıb. speküloma ait.
3-speculatory s., tic. spekülasyon niteliğindeki; derin düşünme mahiyetindeki.
4-speculative s. düşünüp tasavvur eden; mali spekülasyonla ilgili; tehlikeli, rizikolu. speculatively z. zihninde tartarak. speculativeness i. zihinde tartma. speculator i. spekulator, vurguncu.
5-speculate f. düşünmek, mütalaa etmek, zihninde tartmak; tic. spekülasyon yapmak.
6-speculation i. zihnen tartıp tahlil etme, fikren mütalaa, üzerinde düşünme; kurgu; spekülasyon; oyuncuların birbirinden koz satın aldıklan bir tür iskambil oyunu.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
HİGHEng > Tr22:55:30
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
flighty (s). ne dediğini bilmez; hafifmeşrep; kararsız, dönek, maymun iştahlı; budala, kaçık. flightily (z). ne dediğini bilmede...

dissect (f). parçalara ayırmak, teşrih etmek, tahlil etmek; inceden inceye tetkik etmek. dissecting (i). teşrih, tahlil. disse...

paresis i., tıb. hafif felç, parezi; frenginin sebep olduğu felç ve akıl hastalığı....

smash f., i. ezmek, parça parça etmek; kırıp parçalamak; mahvetmek; teniste yukarıdan topu şiddetle vurmak, smaş yapmak; par...

posture i., f. duruş, poz, vaziyet; hal, işlerin gidişi; zihni vaziyet, tefekkür hali; f. suni vaziyet vermek veya almak....

exaltation (i.) heyecan, aşkagelme, vecit; yükseklik, yücelik, ululuk; yükseğe çıkarma veya çıkarılma....

basilisk (i)., (mit). şahmaran, nefes veya bakışında öIdürme gücü olduğuna inanılan ejderha; kertenkele gibi sürüngen; bir cins t...

spiritual s., i. ruhsal, ruhanı, manevi, tinsel, bâtıni; Allah tarafından ilham edilmiş; kutsi, ruhani, kiliseye veya kutsal ş...

prank f. çok süslemek, donatmak; gösteriş yapmak, caka satmak....

rut geyik ve benzeri hayvanın kızışması kösnüme kızışıp çiftleşmek ruttish kızışmaya meyilli ruttishness kızgınlık

TürkçeEnglish
insaniyet humanity. mankind. human kind. humaneness. kindness. being human....

bilinmeyen Unknown....

hükümet merkezi seat of government. centre of government....

girift involved. intricate. interlaced....

bitişik adjacent....

vitamin A group of organic micronutrients, present in minute quantities in natural foodstuffs, that are essential to normal meta...

polis karakolu police department....

kuvöz incubator....

evlek furrow. water channel....

adileştirme vulgarization