 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | trilateral | s. üç yanlı, üç kenarlı, üç yönlü.... |
| | glass | f. cam kaba koymak; cam gibi yapmak; camla kapatmak.... |
| | mourning | i. kederlenme, ağlama, ağıt, yas tutma; matem, yas; matem elbisesi; yas süresi. half mourning yas süresinin son kısmı; y... |
| | beetle | i. kınkanatlılar familyasından herhangi bir böcek. black beetle ing. hamamböceği, zool. Blatta orientalis bombardier. be... |
| | franklinstove | Benjamin Franklin tarafından icat edilen önü kapaklı bir çeşit soba.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | vücutlu | big and heavy.... |
| | do | Ado; bustle; stir; to do.... |
| | yaramaz | non-effective. good-for-nothing. elfin. elvish. impish. mischievous. naughty. obstreperous. prankish. rompy. skittish. u... |
| | bağ | bond. brace. cord. tie. string. knot. vineyard. vinculum. beginnings. alliance. bandage. binder. connection. connexion. ... |
| | pehlivanlık | being a wrestler.... |
|
|
|
 |
|
 |
|