| English | Türkçe | | janissary, janizary | (i.) yeniçeri.... |
| | embattle | f. meydan savaşına hazırlamak; mazgal yapmak. embattled s. meydan savaşına hazır durumda; savaş halinde; güç durumda, ... |
| | cwt | (kıs). hundredweight (ing). 112 libre, yaklaşık olarak 50 kilo; (A.B.D). 100 libre, 45,5 ki lo.... |
| | literal | s. harfi, kelimesi kelimesine: her şeyi harfi harfine yerine getiren: kelimesi kelimesine tercüme eden; hakikate uygun... |
| | provocation | i. kışkırtma, tahrik, teşvik; dürtü; gücendirme, öfkelendirme; kızılacak şey, güce gidecek mesele. do (it) under prov... |
| | inexpressive | s. anlatımsız, ifade etmeyen.... |
| | queen | i., f., kraliçe; arı beyi (ana arı); satranç vezir, ferz; briç kız; A.B.D., argo ibne; f. kraliçe yapmak. Queen Anne's... |
| | exemplar | (i.) örnek, numune, sembol, timsal, misal; suret, kopya, nüsha.... |
| | prink | f. gösteriş için süslenmek.... |
| | commendation | tavsiye salık verme övme |
|
|