eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-smokedry f. tütsü ile kurutmak.
2-smokehouse i. et veya balık ve derinin tütsü ile kurutulduğu yer.
3-smokein i. haşişin içilmesini destekleyen ve bunu yasaklayıcı kanunlan protesto eden açık gösteri.
4-smokejack i. kebap şişini çevirmek için baca içine yapılan tertibat.
5-smokeshade i. havada görülebilen pislik.
6-smoke i., f. duman, tutun; k.dili. sigara; boş laf; f. tütmek, duman çıkarmak; sigara içmek; tütün içmek; öfkelenmek; duman gibi toz çıkarmak; tütsülemek. smoke bomb sis bombası. smoke out gizlenmiş bir adam veya işi meydana çıkarmak, gün ışığına çıkarmak. smoke screen deniz savaşlarında kullanılan duman perdesi. smoke up dumanla doldurmak. go up in smoke yanıp bitmek, duman haline gelmek; k.dili. tepesi atmak. have a smoke sigara içmek. like smoke süratle, çabuk ve kolay. No smoking. Sigara içilmez. smokeless s. dumansız, duman çıkarmayan.
7-smokestack i. vapur bacası; uzun fabrika bacası.
8-smoker i. tütün içen kimse; tütün, içenlere mahsus vagon veya kompartıman; sigara içip sohbet edilen toplantı. smokers heart tıb. çok sigara içenlerin kalbine arız olan hastalık. smokers throat tıb. çok sigara içenlerin boğazına arız olan hastalık.
9-smoke tree sarı ağaç, bot. Continus coggygria.
10-smokepot i. küçük buhar kazanı.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
HİGHEng > Tr22:55:30
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
discourteous (s). nezaketsiz, kaba, saygısız, hürmetsiz. discourteously (z). saygısızlıkla discourtesy (i). nezaketsizlik, kabalık....

punctilious s. teşrifat ve resmiyette fazla titiz. punctiliously z. dikkatle,titizlikle. punctiliousness i. titizlik....

brawn i. iyi gelişmiş adale; adale kuvveti; haş1anmış yabani domuz eti....

chokedamp (i). maden ocağının içindeki oksijeni az ve karbondioksiti fazla olan öksürtücü hava, boğucu gaz....

mannequin,manikin i. insan modeli, manken; kadın manken....

island (i.) ada, ada gibi yer. islander (i.) adalı kimse, adada oturan kimse....

swingback i. fotoğraf makinasının arkasında bulunan çeşitli açılara göre düzenleme cihazı....

parachute i., f. paraşüt; f. paraşütle atlamak; paraşütle indirmek. parachutist i., ask. paraşütçü....

conchy (i)., argo, (bak). conscientious objector....

comedown hayal kırıklığı düşüş sukut

TürkçeEnglish
fob Free On Board 'FOB' means the exporter is responsible for all costs up to the point where the goods actually cross the s...

öpücük kiss....

oynaşma dalliance....

bodurluk shortness....

esprili witty....

dezenfekte disinfected....

çekirdeksiz seedless. currant....

dar boğaz bottleneck. crisis. hard times....

ayırmak separate. set apart. keep apart. assort. divorce. isolate. sort. split. sever. abstract. allocate. allot. allow. appropr...

güçlendirici booster buttress refreshing strengthening making more powerful