| English | Türkçe |
| discourteous | (s). nezaketsiz, kaba, saygısız, hürmetsiz. discourteously (z). saygısızlıkla discourtesy (i). nezaketsizlik, kabalık.... |
|
| punctilious | s. teşrifat ve resmiyette fazla titiz. punctiliously z. dikkatle,titizlikle. punctiliousness i. titizlik.... |
|
| brawn | i. iyi gelişmiş adale; adale kuvveti; haş1anmış yabani domuz eti.... |
|
| chokedamp | (i). maden ocağının içindeki oksijeni az ve karbondioksiti fazla olan öksürtücü hava, boğucu gaz.... |
|
| mannequin,manikin | i. insan modeli, manken; kadın manken.... |
|
| island | (i.) ada, ada gibi yer. islander (i.) adalı kimse, adada oturan kimse.... |
|
| swingback | i. fotoğraf makinasının arkasında bulunan çeşitli açılara göre düzenleme cihazı.... |
|
| parachute | i., f. paraşüt; f. paraşütle atlamak; paraşütle indirmek. parachutist i., ask. paraşütçü.... |
|
| conchy | (i)., argo, (bak). conscientious objector.... |
|
| comedown | hayal kırıklığı düşüş sukut |
|