| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | netting | i. örme işi, ağ örme; ağ, cibinlik.... |
| | camp | (i)., (s)., (f). bayağı veya gülünç hareketlerde bulunan kimse; adilik; bayağı eser; (s). adi, gülünç, bayağı, kendini g... |
| | seal | i., f. mühür, damga: teminat, taahhüt; mühürlü mum veya kurşun parçası; f. mühürlemek, mühür veya damga basmak, tasdik ... |
| | military | s., i. askeri; askerliğe veya savaşa ait; ordu veya silâhlı kuvvetler tarafından yapılan; i., the ile silâhlı kuvvetler... |
| | dill | (i). dereotu, yabantırak, (bot). Anethum graveolens dill pickle dereotlu hıyar turşusu. wild dill yabani dereotu, (bot)... |
| | vacuity | i. boşluk, boş yer; aptallık; işsizlik, tembellik; hiçlik; budalaca konuşma.... |
| | futurity | i istikbal, gelecek; ileride meydana gelecek bir olay fuze, fuzee bak fuse, fusee... |
| | attendant | (i). hizmetçi, hizmetkar; refakat eden kimse, eşlik eden kimse; beraberinde olan şey; bir kimsenin maiyetinde çalı... |
| | branchia | i., zool. solungaç, galsame. branchiate s. solungaş1ı.... |
| | bird | kuş hindi gibi hayvanlar bedmintın oyunundaki top argo herif yuha çekme kuş tutmak avlamak birdbath kuşların yıkanması için çukur tas bird cage kuş kafesi birdcall kuş ıslığı bird catcher kuş tutan kimse bird dog av kopeği bird fancier kuş meraklısı kuşbaz bird grass kuş otu bird in the hand cantada keklik temin edilen menfaat birdhouse ağaca asılı tahta kuş yuvası birdlime ökse tuzak birdman kuş avcısı kuşçu dili tayyareci pilot bird's nest kuş yuvalarını aramak kuş yumurtalarını çalmak bird of night baykuş bird of paradise Yeni Gine'ye mahsus cennet kuşu birds of feather huyları benzer olan kimseler bird watcher kuş gözlemi yapan kimse for the birds argo değersiz saçma give the bird argo yuha çekmek ıslıklamak old bird ihtiyar kurt tecrübeli kimse |
|
|
| Türkçe | English | | Urban | Indicates whether the school is located in an urban area An urban area is defined as being a locality comprising 10 000 ... |
| | okuma yitimi | word blindness.... |
| | eh | The two-character ISO 3166 country code for WESTERN SAHARA.... |
| | yaklaşım | approach. rapprochement.... |
| | icat | invention. contrivance. fiction. innovation.... |
| | tedbirsizlik | improvidence.... |
| | üzere | on the verge of. about to. on the brink of.... |
| | sebebiyet | causing.... |
| | sprinter | One who sprints; one who runs in sprint races; as, a champion sprinter. someone who runs a short distance at top speed.... |
| | kıtlık | dearth famine scarcity shortage |
|
|
|