 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | beslobber | f. salya bulaştırmak.... |
| | happy | (s.) mutlu, mesut, talihli, memnun, bahtiyar, sevinçli; şen, neşeli; uygun, yerinde olan; ABD, argo ...delisi ( msl. ... |
| | booster | i., A.B.D. ileri götüren şey, yardım eden kimse, propagandacı; rokette yardımcı ek motor; elek. voltajı yükselten alet. ... |
| | deadhead | (i)., (k).dili ücretsiz olarak kartla seyahat eden veya tiyatro v.b yerlere giden kimse; boş olarak kalkan tren, otobüs ... |
| | undisguised | s. gizlenmemiş .... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | aldırmaz | disregardful. unsusceptible.... |
| | gürültülü | boisterous. clamorous. loud. noisy. resounding. riotous. rowdy. stormy.... |
| | külfet | tax. trouble. bother. fatigue. great expense.... |
| | papa | pontiff. pope.... |
| | tabu | taboo , tapu , taboo , tabu.... |
|
|
|
 |
|
 |
|