| English | Türkçe | | elliptical | s. beyzi, oval, eliptik; kısa, kısaltılmış, bazı kelimeleri çıkarılmıs (yazı, konusma). elliptically z. beyzi olarak, ... |
| | planoconcave | s. bir yüzü düz obur yüzü içbükey olan.... |
| | gunfire | (i.) top ateşi.... |
| | defection | (f). bulunduğu veya mensup olduğu zümre, parti, taraf v.b.'nden çekilme, terketme.... |
| | wellauthenticated | s. doğrulanmış, ispat edilmiş.... |
| | plowboy | i. çiftçi yamağı; köylü çocuk.... |
| | hogtie | (f). (tied, tying veya tieing) el ve ayakları beraber bağlamak; (k).dili (bir kimseyi) aciz bir durumda bırakmak.... |
| | goliath | (i.) Hazreti Davud' un öIdürdüğü dev gibi adam, Calut .... |
| | gaseous | s. gazlı, gaz gibi; boş, ozsüz, hafif.... |
| | route | yol tarik rota belirli bir yolla göndermek en route yolda go the route sonuna kadar devam etmek mail route posta yolu postacının gittiği yol |
|
|