| English | Türkçe |
| till | i, jeol buzulların taşıyıp yığdığı çakıl veya kum ile karışık balçık.... |
|
| adder | (i). birkaç cins zehirli yılan; engerek, sağır yılan, (zool). Vipera berus; Amerika'da bulunan birkaç cins zehirsiz yı... |
|
| swath | i. orakla biçilip bir yana bırakılmış buğday veya ot; biçerdöver veya orakla bir defada biçilen yer. cut a wide swath ... |
|
| confraternity | (i). kardeşlik cemiyeti.... |
|
| carrot | (i). havuç, (bot). Daucus carota.... |
|
| mantelet | i. kısa manto; topçuları muhafazaya mahsus top kalkanı.... |
|
| yin | i. Çin felsefesine göre hayatın aslını oluşturan dişil elaman.... |
|
| polypody | i. bespaye, bot. Poly podium vulgare.... |
|
| acute | (s). sivri, keskin, ince; zeki, zeyrek, açıkgöz; aşırı hassas; tiz, keskin (ses); (Tıb). akut; hâd, vahim, ağır, şid... |
|
| vive | ünlem Fr Yaşasın! |
|