| English | Türkçe | | swounds | (ünlem), (eski), kıs. Gods wounds Vay canına !... |
| | scrunch | f., i. çatırtı ile ezmek, çatırdatmak; i. ezme, eziş.... |
| | drier | (s)., (i). daha kuru; (i). kurutan kimse kurutucu şey; çabuk kuruması için boyaya katılan madde.... |
| | pearlite | i., mad. bir nevi sert karbonlu pik demir.... |
| | scribble | f., i. acele ile ve dikkatsizce yazmak; karalamak; i. acele ile yazılmış yazı; anlamsız yazı ve çizgiler.... |
| | camber | (f)., (i). kavis meydana getirmek; hafifçe bükülmek; dışbükey yapmak; (i). kavis, bükümlülük; (hav). kanadın bükümlülüğü... |
| | finish | (f)., (i). bitirmek, sona erdirmek; tamamlamak, ikmal etmek; terbiye etmek; mahvetmek; telef etmek, yıkmak; (k).dili yo... |
| | cashmere | (i). Keşmir.... |
| | chapbook | (i). içinde halk masalları, destanlar vb yazılı olan küçük kitap veya broşür.... |
| | gimlet | burgu delgi matkap |
|
|