| English | Türkçe |
| 1-sideburns | i., çoğ., A.B.D. favori (saçlarda). |
| 2-sidecar | i. motosikletin yolcu taşıyacak yeri, sepet; bir çeşit kokteyl. |
| 3-sided | s. cepheli, taraflı, çevrili. |
| 4-sidelight | i. meseleyi dolaylı olarak aydınlatan şey; den. borda feneri. |
| 5-sidelong | s. yan, yandan; s. meyilli. |
| 6-siderite | i., min. siderit. (önek). |
| 7-sidero- | demir, çelik; yıldız. |
| 8-sidesman | i. Anglikan kilisesinde mütevelli muavini. |
| 9-sidestep | f. kenara çekilmek; yan çizmek, sorumluluktan kaçınmak; bertaraf etmek; uzatmak, sallantıda bırakmak. |
| 10-sideswipe | i., f. yan tarafa indirilen şiddetli darbe; f. yandan çarpmak. |
| 11-sidetrack | i., f. yan hat; f. yan hatta geçirmek; bir kimsenin işini veya planını geriye bıraktırmak |
| 12-sideward | s., z. yana doğru olan; z. yandan; yana doğru. |
| 13-sidewash | i. uçağın yan tarafından esen hava cereyanı. |
| 14-side | f., gen. with ile taraf tutmak, desteklemek. |
| 15-sidekick | i., A.B.D., (argo). arkadaş. |
| 16-sideline | i., f. asıl mesleğinden ayrı meşguliyet sahası; tali hat; sporda kenar çizgisi; sorumlu olmayan bir kimsenin görüşü; f. oyun dışı edilmek. |
| 17-sidereal | s. yıldızlara ait; yıldızların hareketlerine göre hesaplanmış (gün). sidereal clock yıldızların hareketine göre işleyen saat. sidereal day bir yıldızın meridyen dairesinden ayrılıp tekrar varması arasındaki müddet. sidereal time yıldızların hareketlerine göre hesap edilen zaman. sidereal year güneşin sabit bir yıldızdan iki kere geçtiği yıl. |
| 18-sidewalk | i. yaya kaldırımı. |
| 19-sideslip | f. (-ped, -ping) i. yan kaymak; hav. yan inişi yapmak; i. yana kayma; yan iniş; ağaç filizi. |
| 20-sidesplitting | s. candan, içten; kahkaha yaratan. |
| 21-side | i., s. yan; taraf; kenar; cihet; etek (dağ); taraftarlar, fırka; den. kenar, yan, yan taraf; ing., (argo). yüksekten atıp tutma; bilardoda bilyeye vurmak suretiyle hasıl olan dönerek gitme kuvveti; s. yan, yanda veya yandan olan; ikincil, ikinci derecede olan. side arms kılıç veya tabanca gibi yana takılan silâhlar. side by side yan yana. side effect yan tesir. side show asıl temsil veya programa ilâve olarak gösterilen oyun. side street yan sokak, tali yol. side stroke spor. yan kulaç. side table servis masası. on the side (argo). fazladan, ayrıca, bundan başka. split one's sides gülmekten katılmak. take sides taraf tutmak. |
| 22-sideboard | i. büfe, kontrbüfe (yemek odasında). |
| 23-sidesaddle | i. kadınlara mahsus ve yan binilen eyer. |
| 24-sideways , sidewise | s., z. yan; z. yandan, yan taraftan. |
| 25-sidewheeler | i. yandan çarklı vapur. |
| 26-sideling | s., z. yana yatmış, eğri; z. yana yatmış şekilde. |
| 27-siderolite | i. içinde demir bulunan göktaşı. |