| English | Türkçe |
| carious | (s)., (tıb). çürümüş (diş veya kemik).... |
|
| inshore | s., z. kıyıya yakın; z. sahile doğru.... |
|
| turkoman, turcoman, turkman | i. Türkmen.... |
|
| hardener | (i.) sertleştiren kimse veya madde; sikatif; çelik tavcısı .... |
|
| theorize , (ıng.) rise | (f.) teori kurmak, nazariye yürütmek. theoriza'tion (i.) teori yapma. theorizer (i.) nazariye yürüten kimse.... |
|
| spinneret | i. örümcek ve ipekböceğinin iplik salan uzvundaki memeciklerden her biri.... |
|
| participant | i. iştirakçi; s. paylaşan, katılan.... |
|
| fedora | (i). fötr şapka.... |
|
| let | sonek -cik, küçültme ifade eder: kinglet kralcık.... |
|
| callboy | otel uşağı |
|