eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-shell (f.) kabuğunu soymak, kabuğunu çıkarmak, koçanından ayıklamak (mısır tanelerini), buğdayı başağından ayırmak; bombardıman etmek, gülle yağdırmak. shell out argo (para) vermek.
2-shellac (i.), (f.) gomalaka; (f.) gomalaka ile cilâlamak veya kaplamak; argo dövmek, yenmek.
3-shellbark (i.) kabuğu çok sert bir cins ceviz ağacı.
4-shellfire (i.) mermi ateşi.
5-shellacking (i.), ABD, argo gailibiyet, üstün gelme, hakkından gelme.
6-shell (i.) kabuk; baga; istiridye kabuğu; bina iskeleti; ince uzun yarış sandall, kik; mermi kovanı; açık bej rengi. shell game aldatıcı üç kabuk oyunu; üçkâğıtçılık. shell hole merminin patlama sonucu toprakta açtığı çukur. shell ice altından su çekilmiş olan buz tabakası. shell shock (tıb.) savaştan ileri gelen ruhsal çöküntü. sea shell deniz kabuğu. She retired into her shell. Kabuğuna çekildi.
7-shellfish (i.) kabuklu hayvan; kabuklular, (zool.) Mollusca.
8-shellproof (s.) kurşun işlemez.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
courtesan (i). zenginlerle düşüp kalkan fahişe; fahişe, kahpe....

whiskbroom i. ufak eibise fırçası....

restorative s., i. onaran ve düzelten, iyi hale koyan; i. ayıltıcı ilaç....

oblong (s.), (i.) dik dörtgen şeklinde olan, uzunca, boyu eninden fazla; (bot.) yaprakları yumurta biçiminde; (i.) dik dörtgen...

jackinthebox (i.) kutu açılınca içinden fırlayan yaylı kukla....

precedence i. önce gelme; üstünlük; önce vaki olma, takad- düm. take precedence takaddüm etmek, başta gelmek. order of precedenc...

aria (i)., (müz). arya, şan solosu....

deny (f). inkâr etmek; tekzip etmek, reddetmek; mahrum etmek; esirgemek, vermemek; yalanlamak; kaçınmak, imtina etmek kırmak...

synizesis i. iki seslinin telaffuzundaki birleşme (msl ''saat'');(tıb.) gözbebeği küçülmesi....

chameleon bukalemun zool Chamaeleon vulgaris sık sık fikir ve tavır değiştiren kimse

TürkçeEnglish
yarık breach. chink. chip. cleavage. crevice. cut. cutting. fissure. gap. incision. rent. rift. rip. slash. slit. slot. split....

fit To be suitable to; to answer the requirements of; to be correctly shaped and adjusted to; as, if the coat fits you, put ...

esnasında during. while. in the course of....

meal To pulverize; as, mealed powder. coarsely ground foodstuff; especially seeds of various cereal grasses or pulse the food...

ilahi divine. godly. heavenly. celestial. hymn. chant. carol. canticle. elysian. anthem. psalm....

Norveçli norwegian....

harcanmak go....

robot In the context of search engine ranking, it implies the same thing as Spider In a different context, it is also used to ...

rot A fatal distemper which attacks sheep and sometimes other animals....

idea Individuals with Disabilities Education Act