| English | Türkçe | | etymology | (i.) (krs etym) etimoloji, kelimelerde asıl şekil; türeme, iştikak;türem, iştikak ilmi; kelime kökü bilgisi. etymolog'ic... |
| | ram | i., f. (-med, -ming) koç; şahmerdan; den. zırhlı mahmuzu, toz sereni; mak. yükseğe su çıkarmaya mahsus su mengenesi; a... |
| | translunar | s. ayın ötesindeki.... |
| | compare | (f)., with ile karşılaştırmak, karşılaştırılabilir olmak, kıyas kabul etmek; to ile benzetmek, benzemek; (gram). (sıfat ... |
| | ripen | f. olgunlaştırmak, olmak, olgunlaşmak, kemale erdirmek veya ermek.... |
| | fluke | (i)., (f). talih, rastlantı, tesadüf: (f). şansla isabet etmek; tesadüfen kaybetmek veya kazanmak. fluky (s). tesadüfe ... |
| | mitrailleuse | i. mitralyöz, makinalı tüfek. mitrailleur i. makinalı tüfek kullanan asker, mitralyözcü.... |
| | piedmont | s., coğr. dağ eteğindeki.... |
| | there | (z.), (i.), ünlem orada; oraya; o noktada, o derecede; o hususta; (i.) o yer; ünlem İşte ! Alsana ! Gördün mü? (Bu keli... |
| | gigantesque | dev gibi deve ait kocaman |
|
|