| English | Türkçe | | oilcan | i. yağdanlık, yağ ibriği.... |
| | roughen | f. pürüzlendirmek, pürüzlenmek; kabartmak, kabarmak.... |
| | preposterous | s. akıl almaz, inanılmaz, mantığa aykırı, abes. preposterously z. mantıksızca.... |
| | norm | (i.) belirli bir grup için tipik sayılan model veya standart, norm, örnek; istatistikte en çok elde edilen değer; (fels... |
| | manikin | i. manken, insan şekli; anatomi modeli; adamcık, ufak adam, cüce.... |
| | vienna | i. Viyana.... |
| | dry | (f). (ied) kurutmak; sütünü kesmek; kurumak; suyu veya sütü kesilmek. dry up bütün bütün kurumak veya kurutmak: (A.B.D... |
| | varicosis | i., tlb. varis.... |
| | unaccompanied | s. yanında kimse olmayan; müz. refakatsiz.... |
| | symphysis | çoğ ses biyol bitişme kaynaşma irtifak kemik sabit mafsal |
|
|