| English | Türkçe | | kiosk | i. köşk, sayfiye; gazete satılan kulübe; çalgılara mahsus kameriye.... |
| | nightspot | (i.), ABD, (k.dili) gece kulübü.... |
| | misty | s. sisli, dumanlı; bulanık. mistiness i. sis.... |
| | opuscule | i. kısa ve önemsiz eser.... |
| | kerchief | i. başörtüsü, eşarp; boyun atkısı; mendil. kerchiefed s. başörtülü.... |
| | contrive | (f). kurmak, tertip etmek, düşünmek, icat etmek, yolunu bulmak, bir yol aramak. contrive to do uydurmak, becermek, baş... |
| | spill | i. lamba yakmaya mahsus kâğıt veya tahta parçası; tahta tıkaç, fıçı musluğu.... |
| | adjust | (f). düzeltmek, uydurmak, alıştırmak , ayar etmek adjustable (s). ayar edilebilir, düzeltilebilir uydurulabilir. adjust... |
| | dasher | (i). gösterişli insan; çarpma makinasında karıştırıcı araç.... |
| | schoolmistress | kadın öğretmen |
|
|