eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-seal i., f. mühür, damga: teminat, taahhüt; mühürlü mum veya kurşun parçası; f. mühürlemek, mühür veya damga basmak, tasdik işaretini koymak: onaylamak, tasdik etmek; kapamak, yarıklarını doldurmak. seal one's fate yazgısını önceden tayin etmek. sealed orders denize çıktıktan sonra açılmak üzere kaptana verilen kapalı zarf içindeki emir. seal ring mühür yüzüğü. sealing wax mühür mumu, kırmızı balmumu. Great Seal resmi devlet mühürü. under seal mühürlenmiş, mühürlü. under the seal of secrecy gizli tutmak kaydıyle.
2-seal i., f. ayıbalığı, fok, zool. Phoca; fok kürkü; f. ayıbalığı avlamak.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
womanEng > Tr17:18:17
SCORPION KINGEng > Tr17:08:42
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
pyrotechnic , -nical s. fişeklere veya fişekçiliğe ait. pyrotechnics i. fişekçilik; fişek eğlenceleri; ortalığı birbirine katan har...

stormbeaten s. fırtınaya tutulmuş, fırtına yemiş....

urbanize f. şehirleştirmek ....

desalt (f). (deniz suyundan) tuzu çıkararak içilebilir hale getirmek....

semiology i. işaretler ilmi; işaretlerle konuşulan dil; tıb. araz ilmi....

girt bak. gird....

counter (i)., (s)., (z). karşıt şey; karşılık; karşılıklı vuruş; (s). ters, zıt, aksi; karşı, mukabil: (z). aksi yolda; ter...

kerchief i. başörtüsü, eşarp; boyun atkısı; mendil. kerchiefed s. başörtülü....

tablewater i., (İng.) maden suyu....

symphonic müz senfoniye ait senfonik senfoni tarzındaki ses uyumuna ait aynı sesi veren symphonic poem müz senfonik şiir

TürkçeEnglish
sınıflamak classify. to classify....

çarpım tablosu multiplication table....

gömme burial. funeral....

Brahma In Hinduism, a post-Vedic deity Brahma is the god of creation and first in the Hindu triad of Brahma, Vishnu, and Shiva ...

federe federate. federated....

tartışmacı arguer....

çapa anchor. hoe. mattock....

yakınlarda lately. latterly. newly. recently....

be To make the action of a verb particular or definite; as, beget ; beset. spend or use time; 'I may be an hour' work in a ...

yapılabilirlik feasibility