 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | interminable | (s.) sonsuz, nihayetsiz, bitmez, tükenmez. interminably (z.) sonu gelmeyerek .... |
| | fashionable | (s). modaya uygun, kibar kimseler arasında revaçta olan. fashionably (z). modaya uygun olarak.... |
| | peep | f., i. civciv veya fare gibi cik cik diye ses çıkarmak; ince ve cırtlak sesle konuşmak; i. civciv sesi.... |
| | redhead | (i.) kızıl saçlı kimse; ABD kırmızı başlı bir cins ördek. redheaded woodpecker kırmızı başlı ağaçkakan.... |
| | implicit | s. tam, kesin, kati; ima olunan, zımni; ifade edilmeden anlaşılan; aslında olan. be implicit in zımnen anlasılmak. impli... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kazara | accidentally. by accident. by chance. inadvertently.... |
| | hafif sanayi | light industry.... |
| | eğilim | inclination. tendency. affinity. aptitude. bent. bias. cast. desire. disposition. drift. fitness. liking. movement. ply.... |
| | termik | thermic.... |
| | maç | match. barrack.... |
|
|
|
 |
|
 |
|