 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | n | kıs. nephew, neuter, new, nominative, noon, north, northern, noun, number.... |
| | bottle-party | i. herkesin kendi içkisini getirdiği içkili toplantı.... |
| | up | z.,s., (edat), i. yukarıya, yukarıda; yükseğe; müz. tize doğru; ileriye; -e kadar; öne, ileri; tamamen (Konuşma dilinde... |
| | tick | f., i. tıklamak, tıkırdamak; İng. çetele çekmek, işaretlerle hesap tutmak; tıkırında götürmek; i. tıkırtı, saat tıklam... |
| | infusorian | i. ufak ve tek hücreli hayvan, haşlamlı. infusorial s. haşlamlılarla dolu (toprak).... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | alçı | plaster of Paris. gypsum. plaster.... |
| | istim | steam islim.... |
| | döl | offspring. posterity. seed. semen. sperm. young. generation. race. stock.... |
| | retorik | rhetoric.... |
| | bakışımsız | asymmetric.... |
|
|
|
 |
|
 |
|