| English | Türkçe | | inculcate | f. talim etmek, öğretmek, tekrarlayarak kafasma sokmak, telkin etmek, aşılamak. inculca'tion i. telkin.... |
| | hematin | (i)., (tıb). hemoglobinin erimesinden meydana gelen koyu lâcivert bir madde.... |
| | rink | i. bazı oyunlara mahsus buz sahası; bina içinde patinaj alanı; tekerlekli patenle kayma yeri.... |
| | precede | f. önde olmak, önce gelmek, takaddüm etmek; önünden yürümek; önce vaki olmak.... |
| | familiar | (s)., (i). aşina, bilen, malûmatı olan, haberdar olan; tanınan, bilinen; teklifsiz,mahrem, samimi; Lâubalî, arsız; (i). ... |
| | syllable | i., f .hece; en ufak ayrıntı; f. hecelere ayırmak, telaffuz etmek.... |
| | inhumsn | s. insanlık dışı, merhametsiz, şefkatsiz, zalim; kıyıcı. inhumanly z. insafsızca. inhumanity i. insaniyetsizlik.... |
| | mannequin,manikin | i. insan modeli, manken; kadın manken.... |
| | ultra vires | Lat. kudret veya yetkinin ötesinde; k.dili. yasak.... |
| | strategical, strategetic | bak strategic |
|
|