 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | opponent | s., i. karşıki, karşı; karşıt, zıt; i. hasım, düşman.... |
| | pump | i. tulumba, pompa. pump handle pompa kolu.... |
| | expose | (f). maruz bırakmak, karşı karşıya getirmek; göstermek, arz etmek; terk etmek, bırakmak (çocuk); teşhir etmek; keşfetmek... |
| | dogmatize | (f). kesin olarak fikrini söylemek veya yazmak; kestirip atmak, tartışmaya meydan vermemek.... |
| | fallow | (i)., (s)., (f). nadas olarak dinlendirilen arazi, nadas; dinlendirilecek tarlayı sürme, nadas etme, canlıların hamile o... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|