eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-saddletree i. eyer kaltağı.
2-saddlebag i. hurç, heybe.
3-saddlebow i. eyer kaşı.
4-saddler i. saraç.
5-saddle i., f. eyer, semer; sele, bisiklette oturacak yer; sırtın alt kısmındaki et (koyun); coğr. bel, semer, boyun; semere benzer şey; f. semer vurmak, eyerlemek; yüklemek. saddle a person with a task birine zor bir iş yüklemek. saddle horse binek atı . saddle soap semer gibi deri eşyayı temizlemek ve korumak için kullanılan sabun.
6-saddleback i. sırtı çukur olan herhangi bir şey; sırtında semere benzer çizgileri olan kuş veya kelebek.
7-saddlery i. saraçlık; saraciye; saraçhane.
8-saddlecloth i. haşa, eyer altına konan keçe.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
TURKce englishTr > Eng21:47:58
kaşalotEng > Tr21:01:23
sweetnessEng > Tr11:04:27
a fractional moEng > Tr15:18:37
gerçek aşkTr > Eng15:17:49
seni tatlıTr > Eng15:17:25
seni tatlı şeyTr > Eng15:16:59
referrerEng > Tr21:52:00
referredEng > Tr21:51:40
şöçEng > Tr21:00:18
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
decrescent (s). azalan, küçülen....

cushion (i). yastık, minder; yastığa benzer şey; bir darbenin hızını kesen herhangi bir şey; bilardo masasının lastikli iç kenar...

remotion i. uzaklaştırma; yerinden çıkarma; izale, giderme, yok etme....

bibelot i.küçük süs eşyası, biblo, antika küçük parça....

causeway (i).,(f). ıslak veya bozuk arazide yayalar için yapılmış yol, geçit; şose; cadde; (f). geçit yapmak....

survival i. kalım, beka; başkasının ölümünden sonra hayatta kalma, diğerlerinden fazla yaşama; bir tehlikeyi atlatıp yaşama; mo...

ferocity (i). vahşilik, vahşet....

rule i. yönetim; hüküm, kanun; âdet; kaide, nizam, kural; alışılmış durum; yol, usul; tüzük; çizgilik, cetvel, cetvel tahta...

end f. bitirmek, son vermek, nihayete erdirmek; sonuna gelmek; ortadan kaldırmak, imha etmek; öldürmek; bitmek, tamam olma...

standout üstünlük ve kıymeti ile göze çarpan şey veya kimse dili eski görüşünü muhafaza edip umumun kararına iştirak etmemekte ısrar eden kimse

TürkçeEnglish
uzatma lengthening. extension. elongation. stretch. extending. prolongation. renewal. continuation. continuance. extratime. pro...

tip To bestow a gift, or douceur, upon; to give a present to; as, to tip a servant....

gauss A unit for measuring electromagnetic fields....

görmüşlük duygusu déjà vu....

denizaltı submarine. hush ship....

gösterilme designation....

İsa Industry Standard Architecture The original specification for the EXPANSION SLOTS used on the first IBM PC Nowadays repl...

kabul etme acceptance. acknowledgment....

hazar khazar....

meteoroloji meteorology