| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | poor | s., i. fakir, yoksul, muhtaç; zayıf; kıt, az; kuru, kuvvetsiz; sıhhati bozuk; zavallı, biçare; fena, adi, bayağı; raha... |
| | attemper | (f). mülayimleştirmek, yumu şatmak, sertligini gidermek;(içine bir şey katarak) ısıyı ayarlamak veya düzenli bir ha... |
| | loadstar | bak. lodestar.... |
| | tamtam | i. tamtam.... |
| | fragile | (s). kolay kırılır, kırılabilir; nazik, narin, ince. fragil'ity (i). kolay kırılma, narinlik.... |
| | coax | (f). tatlı sözlerle kandırmak, gönlünü yapmak; dil dökmek. coax a thing out of a person tatlı sözlerle kandırarak bir şe... |
| | tweak | f., i. çimdikleyip çekmek; i. çimdik.... |
| | bipetalous | s., bot. iki taç yapraklı.... |
| | coordinate, co-ordinate | (s)., (i). aynı derecede, eşit, müsavi; düzenli, tutariı, muntazam; (fels). düzenleşik; (i)., (mat)., (den)., (astr)... |
| | puddle | kirli su birikintisi çamurlu gölcük gölek gölet kumlu harç sıvacı çamuru çiş yapmak |
|
|
|
|